|
Tüketim
Genel olarak fındık üretimi yapılan ülkelerde, fındığın % 70’i
çikolata; % 20’si şekerleme ve pasta sanayinde kullanılırken,
ancak %10 gibi çok düşük bir miktar kuruyemiş olarak
değerlendirilmektedir. Türkiye en büyük fındık üreticisi
olmasına rağmen, tüketimde Avrupa ülkelerinden sonra
gelmektedir.Türkiye’de kabuklu fındık tüketimi, yıllık 80.000
ton olarak tahmin edilmektedir.2006 yılında 480.000 ton kabuklu
fındık karşılığı 240.000 ton iç fındık ihracatı yapılmıştır.
Ayrıca, 80.000 ton kabuklu fındık iç tüketimin %60’ı çikolata,
dondurma, bisküvi, pasta sanayileri tarafından kullanılmakta,
%40’ı ise kuruyemiş olarak tüketilmektedir.Buna göre, iç ve dış
kabuklu fındık talebi ortalama560.000 tondur.Oysa, 2006 yılı
üretimimiz 649.000 - 750.000 tondur. Dolayısıyla, 2006
verilerine göre 90.000 - 150.000 ton arz fazlası üretim olduğu
görülmektedir.Şu halde, arz fazlası fındık, ya ihracat
miktarları yükseltilerek yada iç tüketimi artırılarak ortadan
kaldırılabilir.Kuşkusuz, fındığın insan sağlığına faydaları
tüketiminin artırılmasında en büyük etkendir.İyi bir enerji
kaynağı olması yanında günde 25-30 gr fındık E vitamini
ihtiyacını karşılamaktadır. Fındıkta bol miktarda bulunan Beta-sitosterol
maddesi kolesterolü düşürmekte, kolon, prostat, göğüs kanseri ve
tümör büyümesi gibi pek çok hastalığı önlemekte önemli rol
oynamaktadır.Kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum gibi
mineraller açısından oldukça zengindir. Tansiyonu düzenleyici
etkisi yanında kemik sağlığı ve gelişiminde de önemli bir etkiye
sahiptir.Sonuç olarak, beden ve zihin sağlığı açısından mucize
ürün fındığı öncelikle kendi insanımız tüketmelidir. Peki!...
Nasıl!...
|